MÜHÜR

MÜHÜR

  • WpView
    Reads 244
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, May 28, 2021
Kitap kapak tasarımın @dreamdesign1 'e aittir. Henüz el değmemiş, Bilinmeyen, Cennet kadar güzel topraklar, insanoğlunun doğal afetler yüzünden göç etmesi ile keşfedilmişti. Yerli halk, istilacılar tarafından katledilmiş, kalan bir avuç yerli halk ise köleliğe mahkum edilmişti. Bir süre sonra unutulmaya yüz tutmuşlardı. O kadar gizemli bir yaşam sürdüler ki tamamen ortadan kayboldular. Onlarla beraber kadim dinleri, büyüleri, el sanatlarındaki ustalıkları da ortadan kayboldu. İstilacılar kavimleri, Kavimler toplulukları, Topluluklar kentleri, Kentler krallıkları oluşturdu. İyiler ve kötülerin, Savaşların ve entrikaların, Ölümlerin, olduğu bu yer aslında bizim dünyamıza çok benziyordu...!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines