TepeTaklak

TepeTaklak

  • WpView
    Membaca 145
  • WpVote
    Vote 39
  • WpPart
    Bab 11
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sel, Mei 25, 2021
WpInfo
Fiksi
Fantasi
"Fantastik dünyada kurallar bozuluyor! Reenkarnasyonun kuralları hep aynı mı? Bir şeyler yanlış bir anakarakter böyle olmamalı!" Eve kendisine göre normal diğerlerine göre garip bir hayat yaşayan bir kızdır ve sınıfının palyaçosudur. Yine sıradan bir günde okuldan eve gelirken bir araba kazası kurbanı olur. Gözlerini açtığı dünya kendi dünyası değildir. Okuduğu reenkarne romanlarındaki gibi bir prenses olup yakışıklı erkekleri tavlamak istesede önündeki minik bedenindeki minik çubukla hayalleri mahvolur. O artık bir erkektir! Büyünün var olduğu bu dünyada hayatta kalmaya çalışacaktır. Ancak azmin kırıntısını bile bulundurmayan bu kız gerçekten hayatta kalabilecek mi? Ya da bununla kalmayıp en yükseğe mi çıkacak? - Eğlence ve can sıkıntısı amacıyla yazılmış bir kitaptır. Yazım ve imla hataları olabilir yorumlarda uyarırsanız sevinirim. -Yazar-
Atribusi Creative Commons (CC)
#198
elementler
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan