AŞK GÜLÜ

AŞK GÜLÜ

  • WpView
    Reads 49,363
  • WpVote
    Votes 907
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 12, 2021
Arslan eve girdi. "İzledin mi"diye sordum. "İzledim.Konuşunca azalır sanmışsın.Sen benden bir hayat çalmışsın.Her gûnede bir video koymuşsun.Çocuğumun kokusunun olmadığı,sesinin,gülüşünün olmadığı.Kaybettiklerimi konuşarak yok edeceğini falan mı sandın." "Hayır" "Daha da canımı yaktı.O kelimeler daha da kanattı beni.Ben bir yaram olduğunu bile bilmiyordum.Meğer paramparçaymışım.Nasıl yaptın bana bunu" "Arslan böyle söyleme" "Sen benim söyleceklerimi bir bilsen.Kendimi o kadar zor tutuyorum ki tahmin bile edemezsin.Hiç boşu boşuna ağlama gözyaşların hiçbir şeyi değiştirmez" "Sana oynadığımı mı düşünüyorsun" "Ne düşündüğüm umurumda değil.Sen bana çok büyük bir kötülük yaptın" "Mecburdum" "Değildin.Babasından evladını saklayamazsın sen" "Zorunda kaldım" "Ehh hepsi bahane" "Metresindim ben senin metresin" 。。。。。。。。。。。。。。。。 Sibel Saraçoğlu evimdeydi.Sevdiğim adamın karısı. "Kaybettin Ahu.Bu aslında malumun ilanı.Daha önce sözlerime kulak verseydin şimdi boynu bükük olmazdın." Usulca yanına gittim. "Aşk hakiki bir aşksa orada kazanan yoktur,zafer yoktur,zira aşk kaybedenlerindir.Onların yüreklerinde ateş olup yanmaya devam eder" Sibel kahkaha attı. "Bütün kaybedenler kendini böyle avutur zaten.Eğer Arslan seni seçseydi de böyle konuşur muydun.Eminim karşıma geçip zafer naraları atardın"
All Rights Reserved
#1
metres
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines