GÜNAHKAR SEVDA

GÜNAHKAR SEVDA

  • WpView
    Membaca 108
  • WpVote
    Vote 6
  • WpPart
    Bab 1
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Kam, Jul 16, 2020
Asmin, dağların doruklarında kör bir gecede üzerinde beyaz gelinliğiyle kendisine fena halde takıntılı olan Baran Bodur ile karşı karşıya gelmiştir. İkisini karşı karşıya getiren ise yıllar önce dökülen kanın bedelidir. Asmin en mutlu gecesinde, ailesinin aslında gerçek ailesi olmadığını, kan davası yüzünden başı yanmasın diye başka bir aileye evlatlık verildiğini öğrenir. Bunun üzerine düğününü basan Baran Bodur onu kendi düğününden almaya gelmiştir. Dediğine göre berdel olacak, aradaki kan davasının bitmesi için Asmin, Baran ile evlenecektir. "Bir adım daha atma! Aşağısı uçurum." Asmin arkasındaki adama doğru bakar ve adımını son anda durdurur. Aşağıdan gelen denizin sesi ürkütücüdür lakin arkasındaki adam kadar değil. Eli kolu bağlı bir şekilde uçurum ve Baran arasında kala kalmıştır. "Herhalde atlamayacaksın?" Genç kız derin bir nefes alıp gelinliğinin eteklerini kaldırır ve kendini karanlık uçurumdan aşağıya bırakır...
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#107
berdel
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan