Bilinmeyen numara:
Kız sahte Samara!
Kara şıllık.
Sen kim şeytan!
Ali ile Ayşe'nin arasına kara kedi gibi girmissin.
Hadi diyelim ayrıldılar, Ali sanamı bakacaktı?
Şeytan senin yüzünü görse tövbe namazı kılar.
Eski kaşşşşarrrr
----
Bilinmeyen numara:
Pişşşştt
Etrafta dönen bir söylenti var.
Yalan mı, gerçek mi bilemem valla.
Erkeklerle seni şiki şiki ya şiki şiki ya diyorlar.
Utanmıyor musun, bu yaşta günah günah işler çevirmeye?
-----
Bilinmeyen numara:
Pişşşt Eren'im.
Bak ne duydum?
Selen şırfıntısı seni Koray'la aldatmış.
Sen aldatılacak insan mısın?
Sarı yelloza gününü göster Eren'im.
Tüm türkiye arkanda adamım, sana güveniyoruz!
-----
Bilinmeyen numara:
Kız kaşarrrr
Utanmıyor musun sevgilini aldatmaya.
Onu bulamayanlar da var, öpte başına koy.
Dikkat et, Kutay kırmızı görmüş boğa gibi sana geliyor (16:38)
Dikkat et, boynuzlarını bir taraflarına geçirmesin (16:39)
•
Bir bilinmeyen var ve bu bilinmeyen kaos'u çok seviyor.Bu bilinmeyen aramızda, ama kim?
Kaos' tan beslenen bir bilinmeyen, bilinmeyenin kurbanları bir grup genç.Bakalım bilinmeyeni bulacaklar mı?
•
Dikkat: Küfür, argo, kan, vahşet, dehşet, gergedan boku, zürafa çişi, maymun poposu içerir.
Kitap kapağı: @sudipity
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.