N&G
  • WpView
    Reads 16
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Sep 15, 2014
Bir varmış bir yokmuş,zamanın birinde Finlandiya yakınlarında Nazlı Naz ve Güllü Gül adında iki emmi kızı yaşarmış.Bunlar hergün ahır önünde buluşur yün döverlerken köyün dedikodusunu da yaparlarmış.Bir gün yine bunlar ahır önünde kıkırdarlarken birden kırmızı alarm çalmış,sirenler ötmüş.Hayriye Nine evden "dencır"diye bağırarak çıkayazmış.Nazlı Naz birden ayağa kalkıp küreğini kaptığı gibi Hayriye Nine'yin kafasına çakayazmış.Hayriye Nine o küreğin kafayaverdiği zıngıltıyla 88 yaşında Usain Bolt'dan daha hızlı koşarak köyü terketmiş ve bir daha geri dönmemiş.Güllü Gül arkadan "güle güle Ninoşum "diyerek ağlayarak kemdini tekmelemeye başlamış.Bu durumu gören Nazlı Naz "şimdi ağlamanın zamanı mı Gülo? Önce köyde neler olup bittiğini öğrenmeiyiz,düşpeşime"demiş . Daha sonra teker teker evlerin kapılarını tekmeleyerek açmışlar. Evler bomboşmuş tüm köylüler Hayriye Ninenin peşinden koşmuşlar.Nazlı Naz ile Güllü Gül'e eşlik eden birde Karabaş adında bir kirpileri varmış... to be continued..
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines