Story cover for Kaderim Sana Emanet by yazar_ahu_masume
Kaderim Sana Emanet
  • WpView
    LECTURAS 557
  • WpVote
    Votos 220
  • WpPart
    Partes 10
  • WpView
    LECTURAS 557
  • WpVote
    Votos 220
  • WpPart
    Partes 10
Continúa, Has publicado jul 21, 2020
Şuan kitabın açıklanmasını merak edip okuyan değerli  okurlarım. Sizlere gerçeküstü bir kurgu yazabilirdim ama gerçeklerden kopup  hayallerde olan bir kurgu yerine gerçekler üzerine bir dost gibi gücün  dokunması için kendinizdende bir parça bulabileceğiniz bu satırlara koştum. Kanat dedim... Evet, hani melek gibi masum anneler, çocuklar ve masum olan insanların bir hikâyesi...  Hikâye değil aslında gerçeklerden de elime aldığım uzunca içten içe kimi zaman öfkelenerek ve kimi zaman  gözyaşı dökerek yazdığım bir kitap da diyebilirim aslında. Amacım sizleri de üzmek değil elbette...  Aslında bu hikâyeden kendinizden veya çevrenizden bir parçada bulabilirsiniz.
Kırık  kanamış kanadıyla adını yazan masumların hikâyesini yazarken bir daha kanatların kırılmaması adına bir sesleniş mi dersiniz? Yoksa nasihat mı?? Siz ne derseniz deyin ama ben buna artık  "Kırılmayan kanatların   gücü" dedirtecegim...
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir Kaderim Sana Emanet a tu biblioteca y recibir actualizaciones
O
#806zaman
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) de ayboooo
42 partes Continúa
Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  de mavverra
60 partes Continúa
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) de misayyakacik
51 partes Concluida
#duygu 1(31.01.2026) #aile 1(24.01.2026) "Bu saçmalığa son vermezseni-" adam bi adım bana yaklaştı. O an içimde fırtınalar kopmaya başlamıştı bile soğuk sesiyle fısıldadı "Senin soyadın Aksay. Sen Derin Kaya Aksaysın" dedi. Yüzüne tükürdüm "Bir daha bana Aksay dersen o ağzını yerinde bulamazsın" dedim hırsla. İki adam beni tutuyodu debelensem bile fayda etmedi. AKSAY KONAĞI denen yere gelmiştik. "Bırakın beni" derken bile bütün Mardini inletmiştim kapılar açıldı ve beni zorla içeri götürdüler Etrafımda insanlar vardı bana kınayıcı gözlerle bakanlar, ters bakışlar,heyacanlı bakışlar her türden üstümde gözler vardı. Karşımda 7 kişi duruyodu, bunlardan 5 abim yaşında kişiler , 1kadın ve 1 adam vardı. "Bırakın ula size demedim mi saçının teline bile zarar gelmicek" diye bağırdı esmer bi genç. Kollarımı bırakınca derin nefes aldım "Derhal beni bırakıyorsunuz kimsiniz siz, sizin bu yaptığınız şeye adam kaçırma derler" diyerek haykırdım Adam bi adım atınca bende otomatik geri adım attım. Bunu görünce yüzü düştü "Herkes beni iyi dinlesin. Derin Kaya benim öz be öz kızımdır, ona saygısızlık eden bana etmiş olur duydunuz mu beni" diye bağırarak konuştu Güldüm "Ben senin kızın falan değilim,asıl siz anlayın şunu. Ben yıllar önce babamı kaybettim , şimdi ise gelmiş karşıma ben senin babanım şaka mısınız siz". "BEN DERİN KAYA ÖZTÜRKÜM. AKSAY DEĞİL ÖZTÜRK ÖLEN ANNEMİN SOYADINI GURURLA TAŞIYAN Bİ KIZIM. HERKES ASIL BUNU ÖĞRENSİN" herkeste fısıldamalar başladı.....
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
Seyirlik Bebek cover
Çiftlik cover
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover
Halısaha |texting cover
CİHAN MAVİSİ cover
Aksay Aşireti (Gerçek Ailem) cover
ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL cover
HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik cover
Vatan Uğruna  cover

Seyirlik Bebek

12 partes Continúa

Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?