Gecenin Sonu

Gecenin Sonu

  • WpView
    Reads 791
  • WpVote
    Votes 74
  • WpPart
    Parts 19
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 21, 2023
Alnıma dayanan soğuk cisim ile gözlerimi silahı bana tutan adama çevirdim.Duruşumu hiç bozmadan gözlerine bakmaya devam ettim, ne yani beni öldürecek miydi?Bunca şeyden sonra? ''Neyi bekliyorsun''Akın istifini hiç bozmadan yarım ağız gülümsedi.Beni korkutmaya çalışıyordu ama bilmiyordu ki ben onun içini biliyordum. ''Ben bir katilim hatırlatırsam....benden korkman gerekiyor''neden kendine katil diyorduki? ''Katil olamayacak kadar temizsin Akın bunu bende sende çok iyi biliyoruz kimseye kandırmayalım'' Alt dudağını yalayıp sinirle kıkırdadı ve silahı daha iyi kavrayıp gözlerini bana çevirdi ''Unutmaki temiz olmak için ilk önce kirlenmen gerekiyor'' ******** Hikayenin içinde küfür, uyuşturucu, intihar vardır!!ama ne kadar kötü şey varsa o kadarda iyi şey var şu anlık buraya yazacak açıklama bulamadım çünkü kitap açıklanacak gibi değil okuyup yaşamak lazım
All Rights Reserved
#712
gözyaşı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  •  ABİLERİM Mİ?
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Aile Sırları
  • ISSIZ ADA (+18)
  • HER KİMSEN
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • KURTBEY

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines