"Simge buradan kaçmasının mümkün olmadığının farkındaydı. Adam girerken kapıyı kilitlemişti, zaten kapı kilitli olmasa da o açana kadar adam yakalayıverirdi Simge'yi. Doğru hareket karşı atak yapmaktı. Simge "sana ne yapsam?" dercesine durmuş bakan adama kollarını uzatıp boynundan sarılırken dudaklarına yumuluvermişti. Tabii bu hareketi yapmak için ayaklarının ucunda iyice yükselmesi gerekiyordu. Adam sabahki şoför kadar olmasa da yapılıydı. Boyu da Simge'den en az yirmi santim uzundu. Bir an adamı süzmüş "Bu kadar saldırgan olmasa âşık bile olabilirdim. O kadar yakışıklı ki!" diye içinden geçirmişti. Zaten sarılıp öpmeye başlamasına da bu düşüncesi sebep olmuştu. Adam, Simge'nin öpüşüne karşılık vermekle kalmamış, ellerini doğru yere kaydırıp eteğin altından Simge'nin kalçasına yöneltmeyi akıl etmişti. İki eliyle çıplak kalçalarını avuçlayıp havalandırınca Simge de bacaklarını adamın beline dolamıştı. Bu hareketi yaparken de geçen gün Hakan'la sevişmeleri aklına gelmişti. Bu öküzle karşılaştırınca ne kadar nazik biriydi Hakan. Ertesi gün güzel bir çiçekle birlikte hoş bir takı yollamayı bile akıl etmişti." İki yıldır iş bulamayan bir manken, ilginç bir iş teklifi alır. Bir defileye katılması ya da fotomodellik yapması istenmiyordur. Ondan istenen ünlü ve çok zengin bir işadamına eşlik etmektir. Bir çeşit konu mankeni olacaktır. Simge'nin hayatı bir anda değişir. Hem sürekli bir iş bulmuştur hem de bambaşka bir çevreye girmiştir.
More details