Melankolisinde boğulan bir çocuğu yasaklarla dolu bir ailede büyüyen aşkı kurtarabilir miydi? Dönemine göre aykırılıklarla dolu kalbine nasıl ikna edebilirdi onu? Çaresiz miydi? Umutsuz muydu?
Peki ellerinde umuttan başka bir şeyi kalmayan insanlar ne yapardı? Intihar mı ederdi? Tanrıya mı sığınırdı? Yoksa toplumun dayattığı düzene zincirlenip kendini hayatın akışına umarsızca bırakır mıydi?
Sorular çoktu.
Cevapları ise onun gözlerinde saklıydı. Ancak onun yapabildiği tek şey o gözleri ile onu boğarken tanrısının onu kurtarmasını dilemekti.
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
"Fadime Koçari bana lütfen falan dedi. Trabzon'a harbiden pembe kar yağacak."
"Trabzon'a pembe kar yağar mı bilemem ama Furtuna Konağı'na kırmızı kar yağacak."