SU DAMLASI
  • WpView
    Reads 1,597
  • WpVote
    Votes 663
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jan 27, 2022
Henüz yirmi dördünde bir su altı arkeoloğu. Hayatı eğlenerek yaşamak gerektiğini bilen genç bir kız... Ama sandığı kadar masum değil. Neden mi? Terk edilmiş bir kasaba, Dillerde uğursuzca dolaşan bir efsane. Asırlardır devam eden bir savaş. Ölümleri belli olmayan dört büyük koruyucu. Korku tohumlarını, toprağın kum kum dökülen tanelerinin arasına ekmiş olan gizemli Merhutlar. Ölümle yaşam arasında ızdırap çeken sıkışmışlar. Dört büyük koruyucuların sonuncusu olan kız, Ruhları ölü olan ruhsuzların karşı konulmaz çekiciliği. Karanlık suların arasına gizlenmiş büyük bir gizem. "Büyük zaferler, yenileceğini bilerek kazananlardır." Gözlerinizi kapatın ve hayal gücünüzü zorlayın çünkü bu hikaye zihninizi karıştıracak kadar zorlu bir mücadele öyküsü. Uğultuların sağır edici sesi ve yardım çığlıklarını bastıran korkunun hissine hazır olun. Bu hikaye uğultuların ve yaşarken yok olmanın çaresizliğini anlatan acımasız bir hikaye... Ölümle yaşam arasında sıkışıp kalanlar için ızdırap çektirecek bir hikaye... Çünkü, "Gizemli sorular beklenmedik çözümleri var eder." Uğultuların sesine kulak veriyor musunuz? Başlama Tarihi: 06.11.2020
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines