Bakmak ve görmek

Bakmak ve görmek

  • WpView
    MGA BUMASA 59
  • WpVote
    Mga Boto 1
  • WpPart
    Mga Parte 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeHuling na-publish Sun, Sep 21, 2014
Karanlık bir dağa baktığımızda ne görürüZ ,karanlık gökyüzündeki parlayan yıldızlara,bir insan vücüduna baktığımızda,yıkılmakta olan bir binaya,yaradan onları öyle yaratmış dediğimiz canlılara!işte bunlara baktığımızda Yani karanlık dağdaki karanlığa parlayan Yıldız'ın ışığına insan vücudundaki ten rengine yıkılmakta olan bir binanın kırık tuğlalarına yaradan onları öyle yaratmış dediğimiz canlının farklığınına baktığımız biZ hep dağda yaşayan canlıları görmek yerine sadece o karanlığı görürüz parlayan Yıldız'ın güneşin ışığını yansıttığını görmek yerine sadece parlaklığını görürüz insan vücüdundaki karaciğerin 400 fazla görevi olduğunu bilmek yerine sadece insan vücüdunun nasıl olduğunu görürüz ya da yıkılmakta olan bir binanın nasıl mimarisi olduğunu görmek yerine sadece yıkılmakta plduğunu görürüz çünkü biz yani yaşayan her insan beyni karşısındaki nesneyi ya da herneyse onu görmek istediği şekilde görür düşünmek istediği şekilde düşünür.
All Rights Reserved
Sumali sa pinakamalaking komunidad ng pagkukuwentoMakakuha ng personalized na mga rekomendasyon ng kuwento, i-save ang iyong mga paborito sa iyong library, at magkomento at bumoto para lumago ang iyong komunidad.
Illustration

Magugustuhan mo rin ang

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Karagdagang detalye
WpActionLinkMga Alituntunin ng Nilalaman