staj günü

staj günü

  • WpView
    Reads 58
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 27, 2014
Günlerden çarşamba ve stajın ilk günüydü sabah 6:45 kaltım üstümü filan giydim 7 de durağa gittim ve o sırada otobüs gelmişti. Tıka basa doluydu bende zorda olsa binmiştim neyse kulaklığımı taktım müzik dinliyordum yol boyunca saat 7:45 e gelirken bende staj yerine varmıştım. Sonunda rahat bir nefes almıştım, ama stajıda sevmiyordum en azından 45 dakikalık tıka basa dolu otobüsten iyidir. Tam oturdum sandalyeye o sırada benim şef geldi evraklar vardı elinde beni görünce bi hafif bi tebessüm ve ismini oooo fatih bey günaydın dedi küçük bi muhabbetten sonra evrakları bana verdi ve bunu ümraniyedeki plazalardan birine götürmemi istedi (plazanın tam olarak hatırlamıyorum ) iş yerinden akbili aldim ve şirin evlerden metrobüse bindim ve metrobüs te doluydu neyse ben metrobüsün ortalarında bi yerdeyim zorda olsa tutunacak bi yer buldum. Bir kaç durak gittikten sonra metrobüs iyice kalabalıklaştı ve o sırada yanıma bi esmer kız geldi aşırı makyajı vardı ama çok tatlı bi kızdı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • HER KİMSEN
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Aile Sırları
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • KURTBEY

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines