YÜZ- CANHIRAŞ

YÜZ- CANHIRAŞ

  • WpView
    Reads 3,837
  • WpVote
    Votes 213
  • WpPart
    Parts 15
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Dec 27, 2020
Abileri ve küçük kız kardeşi olan bir genç kızın hikayesi... Lara bir hafta sonu abisi ve küçük kız kardeşi ile gittiği parkta hayatının değişeceğinin farkında değildi. Parkta tanıştığı yeni oyun arkadaşı Rüzgar ile ilerleyen zamanlar da çok yakın bir dostluğa imza atacaklardı. Bir gün Lara ve Rüzgar parkta oyun oynarken Rüzgar kazdığı kumun altında sonsuzluk işareti olan bir bileklik bulur. Lara 'ya onu hediye eder ve dostlukları tam da o an başlamıştır. 5 yıl sonra Rüzgarın babasının işi gereği başka bir yere gitmesi gerekir. Rüzgarların gideceğini öğrenen Lara çok üzülür ama bunu Rüzgara belli etmemeye çalışır.... Gitme günü geldiğinde Lara ve Rüzgar gizli alanlarında buluşur ve birbirlerine hayatları boyunca tutacakları bir söz verirler ve Rüzgar artık tamamen Lara dan uzaklara gider.. Bu bir abi - kardeş hikayesi... Bu bir aşk hikayesi ... Bu hikayede hem ağlayacağız , hem de güleceğiz.... Bu hikaye eski dostların kavuşması olacak... Bu hikaye de gerçekler ortaya bir bir çıkacak... - Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorarsa saat kaç diye , cevabım hep aynı; O 'na doğru..." 17.09.2020 - Hikaye 'nin başlangıç tarihi... 22.08.2021 - #2 Hayaller
All Rights Reserved
#743
kardeş
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • KURTBEY
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Gerçek Ailem~ Eliz

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines