EYLÜL
  • WpView
    Reads 83
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadComplete Tue, Sep 30, 2014
Eylül ayının son aylarıydı en mutlu günlerimdendi tabi o haberi almadan annem ölmüştü oldukça üzgüdük ardından babam 3 aylık bir tatil için tekneyi hazırladı annem le babam bir arabada trafik kazasından annemi kaybettik ama babamda bir çok amilyat oldu onunda canı acıyordu hissediyordum bir yandan üvey kardeşim sevgilisinden kötü bir şekilde ayrılmıştı. Tekne yuru teyzemden aldığım haberle bitmişti evimize hırsız girmiş tekne tatili bitti eve döndük benim için aslında herkes için zordu annemin kokusu dağılmıştı eve buram buram burnuma geliyordu gözümden bir yaş düştü ardından annemin odasına girdim benim için en zor anlardan biri idi hırkasını hasretle içime çektim nede çok özlemişim göz yaşlarım sel oldu üvey kardeşime tutundum zor günler başlıyordu okul açıldı aslında söyle düşünüyorum mezarlığa gitmeye korkan ben nasıl olurda annemin mezarlığına giderim ama gitmek zorundayım SİL BAŞTAN BAŞLAMAK GEREK BAZEN BU HİKAYE GERÇEK DEĞİLDİR
All Rights Reserved
#159
sonbahar
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • MALKOÇO�ĞLU
  • Her Şey Para İçin!
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)
  • Yaz Soğuğu | Texting
  • Sevdalı Ağa
  • GÜLÇEHRE
  • Müvekkilim bey| texting
  • BOZRA +18
  • İmzasız Hisler +18

Akın, dalgınlıkla bahçe kapısından geçip evine doğru yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden, ağacın dallarında sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bakıp içinden, "Hırsız falan olmasın sakın?" Dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile büyümemişken kim, ne diye erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya bir hırsız ya da şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan seçemediği için mesleğinin getirisi olan hayalet adımlarla ağacın altına yürüdü. Yüksek ve kalın sesiyle, "Lan! S..." Diyecekken kollarına, hatta kucağına aniden bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Ta ki dakikalar öncesinde, olaylı geçen gündüzünden dolayı "Daha da bir şey olmaz," dediği akşamına kadar... Kucağına düşen bir meyve değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ya da düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden, babasının göz bebeği komşu kızıydı! Tam o esnada bahçe kapısından içeri giren babalar, dış ışıkların aydınlattığı bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şoke oldular. Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt bir andı. Kadınlar kazanlarını iki genç için boş laflarla kaynatırlarken sizce onlara ne olacaktı? Evden çıkma yasağı mı, yoksa nikah mı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines