-Gece Göğü Petunyası.
İnsanı açıkta bırakan şey nedir?
İnsana kendini değersiz, paçavra hissettiren şey nedir?
Onu için için sızlatmaya yetecek acıların en derini, en kallavisi nedir?
İnsan neyi bulamayınca yoldan çıkıp şarampole yuvarlanır?
Hayat, nasıl tekme sallar naif yüreğinize de kendinize gelemezsiniz?
Şüphesiz bu, sevgisizliktir.
Neyin sevgisizliği?
Yüreksiz bir babanın.
Evet, değişik bir benzetme ama o kadar doğru ki. Ben kendimi, bizleri gitarın tellerine benzetirim. Hayatıysa gitarın penasına. O pena, her tele değdiğinde bir ses çıkartır değil mi? Ama güzel ama rahatsız edici.O hayat denen pena, her tele değdiğinde telin canını yakar, kavurur. Ne narin davranır, ne de acıdığında üzülür. İşte öyledir ki hayat bize hiç güzel şeyler getirmez, yüzünüze okkalı bir tokat çarpmak için fırsat kollar, alasıyla da yapar.
Bizse ya yıkılır ya da tutunacak dal ararız.
Hayat, o dalı da kırar.
İliklerime kadar kırgınlıklar içinde büyüdüm, yeşerdim belki bazı zaman tomurcuklanıp açmaya bile kalkıştım lakin buna hiç izin verilmedi, hayat tarafından. Hep itelendim, mutluluğu tam yakalayacakken köklerimden söküldüm.
Köklerimi salmama kimse izin vermedi, en çokta babam. Sevgiyle sulamadı beni, güzel bakışlarıyla gün ışığına bırakmadı beni.
Meğersem ona gerek yokmuş, kader çoktan benim için güzel şeyler yazmış.
Nedir o güzellik? Ne ile tabir edersiniz güzelliği? Güzelliğe bakış açınız nedir?
Sizi bilmem ama benim şüphesiz, en güzelim O'ydu.
Karan.
Todos los derechos reservados