Işıl Işıl

Işıl Işıl

  • WpView
    Reads 1,119
  • WpVote
    Votes 54
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadOngoing1h 30m
WpMetadataNoticeLast published Fri, Oct 23, 2020
WpInfo
Fiction
Social Themes
Işıl ışıl sandığınız bir hayatın yalan olduğunu düşünün. Başka birine ait olduğunu, aslında size yabancı olan insanlara ailem, dostlarım dediğinizi düşünün. Bir kaza. Bütün aşkı, hatırları, güzel günleri ve ömrünüzü verebileceğiniz bir kişiyi unutturan bir kaza belki de hata. Düşünün, kendinizden çok değer verdiğiniz ve gizliden gizliye aşık olduğunuz biri ile bir kaza geçiriyorsunuz. İsimleriniz, soyisimleriniz, yaşadığınız yer değişiyor. Başka bir hayata sahip oluyorsunuz. Başka bir anne başka bir baba başka arkadaşlar. Unutuyorsunuz eski hayatınızı, eski sevdiklerinizi. Her şeyinizi unutuyorsunuz ve geriye iki şey dışında hiç ama hiç bir şey kalmıyor ne aklınızda ne kalbinizde. İki şey ne sizce? Ben söyliyim, geçirdiğiniz kazanın işareti yaranız ve aşkınız. Belki kime aşıksın bilmiyorsun, belki kimi kendinden çok sevdin onu da bilmiyorsun. Ama içinde bir yerlerde yaşıyorsa bu aşk, aklında kalbinde onu senden daha iyi tanıyor ve unutmuyor. Hiç bilmediğin bir görevin ve bir sözün var. İlk görevin gerçekte kim olduğunu bulmak. Ondan sonra da aşkını bulmak. Peki ya sen, uğraşırmıydın içinde ki bu kurtla? Bulmak ister miydin kendini, aşkını ve sevdiklerini? Bulmak istersen diyebileceğim tek bir şey var "hikayene, hikayemize ve onun hikayesine hoşgeldin..."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Adaletin Rengi
  • AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR
  • İzi Kalır
  • Metalik ( ESKİ VERSİYON)
  • Karayel Köyü
  • Tenindeki Günah

Kırık ayna parçalarıyla dolu kadehi ters tuttuğunda masken düşer. Kendini bir girdabın içinde hapis bulursun. Saatler kırılır, kadran artık gösteremez olur. Ancak hayat her duran bir saat için devam eder. Kitapların bir sargı bezi görevi gördüğünü fark ettiğinde ip sadece senin elinde olmaz, herkes bir uçtan çekiştirir. Özgürlüğün nedenini aramaya başladığında narkoz etkisi gibi bayılırsın. İğneyi en ummadığın anda, boynundan yersin, sırtından değil. Saat birden hızlı akmaya başladığında bıçak durmaz saplanır. Cam kalbe saplanıp parçalara ayırana kadar da durmaz. Yaralar çabuk iyileşmez, kanar durur. Yara bantları çare olmaz. Güvenmek için bir bir el uzatırsın göğe. Ancak bir sürü el tarafından aşağı çekilirsin. Mumun ışına çekilen bir kelebek gibi erir durursun, bul beni diye bağırırsın. Kum saatine hapsolur ve akıp bitersin ancak o bıçak camdan çıkmaz. Sonra bir uzanır kalbine, kalbindeki ışığı gün yüzüne çıkartır. Melankolik ruh hali dağılır, boya fırçalarından damlayan yağmur damlaları kaldırımda birikir. Bir sokak lambası gibi ayılan gönül kahve köpüğü gibi köpürür durur. Renkli taşlar, uğursuz siyah kediler, kesilen saçlar... Hepsi bir olup bir dolu sigara izmaritini oluşturur. Kopmuş zincirlerini bir arada tutmak için o kopan yere dağlanmış ip gibi ayakta tutar. Bir kaset sesi duyulur kısık bir melodi gibi. Güneş batar ay çıkarcasına etraf kararır ve eski bir kitap sayfasına mahkum olan çiçek canlanır. Her şey bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken yere düşüp parçalanan bir nar tanesi kadar çaresiz hissedersin. Sonra bakarsın, kendi basamaklarını çıkarken bile o basamakları sen çizmişsindir. Sona yaklaştığını ve hatta geldiğini bildiğinde ise her şey için geç kalmışsındır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines