ZÜMRÜD ^

ZÜMRÜD ^

  • WpView
    LECTURAS 482
  • WpVote
    Votos 55
  • WpPart
    Partes 6
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mié, may 14, 2025
Küçük kalplere büyük acılar sığar ... Ama kalp ya bu Hepsini içine hapseder... Ama gün gelicek ve bu kalpler asıl sahiplerini bulucak... ^^ Bazı ara sokaklar vardır. Unutulmuş insanların kendi hallerine terk edildiği sokaklar. Haksızlığın, kavganın, cahilliğin kol gezip adaletin uğramadığı yerler. Zümrüd o ara sokakların masum kızıydı. Hiç bir dilin, elin veya gözün kirletemeye gücü yetmediğı masumuydu. Gün geldi çok ağladı... Gün geldi daha çok ağladı... Ama pes etmedi... Her daim güldü... Hayatı gökyüzüne benzettirdi O... Bazen yağmurlu bazen güneşli... Ona şimdiye kadar hep yağmur yağmış, şimşekler çakmıştı. Her yediği darbeyle yıkılmış ama tekrar dirilmişti. ^^ Masum yüreklerin acı çığlıkları vardır... Kimsenin duymadığı... Duyanın takmadığı çığlıklar... ^^ Size bir kadının yıkılışını anlatacağım. Mahvolmuş bir hayat. Tükenmeyen umutları anlatacağım. O kadının tekrar dirilişini, güçlenişini izleyeceğiz. Aşkı buluşunu izleyeceğiz. ^^
Todos los derechos reservados
#602
polis
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido