Kar Tanesi

Kar Tanesi

  • WpView
    Reads 10,727
  • WpVote
    Votes 1,104
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 22, 2021
WpInfo
Fiction
Romance
Hiç korunmak için ördüğün duvarları kendi ellerinle yıktın mı? Ben yıktım. Hiç görünmez olmak için girdiğin yorganı kendi ellerinle ateşe verdin mi? Ben verdim. Hiç kalbine saplanan hançeri acıdığını bildiğin halde, oraya daha da gömdün mü? Ben gömdüm. Ben kim miyim? Rahat beşiğinden alınıp kendi uçurumundan aşağı atılan; diğer çocuklar gibi oyun oynamak yerine mezar başında hiç görmediği annesiyle sohbet eden minik adam. Yaralarını merdiven olarak adlandıran, onlara basarak yükselen genç adam. Ben Onur Bera Akan. Hayatını mutluluğa adayan, yıllardır on bir yaşını tekrarlayan o çocuk. ____________________________________________ "Çok güzeller değil mi?" dedi. Başımı olumlu anlamda salladım, devam etti. "Sanki denize dinlenmek için iniyorlar. Sonra buharlaşıp tekrar gökyüzüne yükseliyorlar. Ya biz onların gökyüzüysek... Tepede olan onlar değilde bizsek. Dinlenmek için yeryüzüne değilde gökyüzüne çıkıyorsalar, bir ruhun bedeninden ayrılışı gibi." onu sessizce tekrarladım. "Bir ruhun bedeninden ayrılışı gibi..." Bir 'Kar Tanesi' yazarı Sude...
All Rights Reserved
#772
barış
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines