Seni Sevebilir Miyim?

Seni Sevebilir Miyim?

  • WpView
    Reads 20,450
  • WpVote
    Votes 2,961
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Oct 11, 2022
Merhabalar ben Ebru Durul. Okuyacağınız bu hikaye benimle ve ailemle ilgili. 24 yaşındayım. İstanbul'un kalbur üstü semtinin, ünlü bir giyim mağazasında, müdürüm. Yedi sene önce babamı kaybettiğimden beri aslında kendimi ve onun katilini arıyorum. Onun katilini bulursam, kendimi de bulurmuşum gibi geliyor. Biraz kavgacı ve asiyim ama bunların hepsinin sebebi "Neden babam?", sorusunda gizli. Ailemden kimsenin babamın katilini aradığımdan haberi yok. Olsaydı eğer bana kesinlikle izin vermezlerdi. Onlardan gizli kendi soruşturmamı yapıyorum. Yolum genç bir komiserle kesişti. Adı Hakan Dağhan 29 yaşında. Kesişen sadece yollarımız mı yoksa kaderimiz mi? Peki ya babamın katilini ararken bana destek mi olacak, yoksa engel mi? Bunların hepsinin cevabını hikayemde bulabilirsiniz... Oylarınızı ve o güzel yorumlarınızı esirgemezseniz sevinirim... Sevgi ve sağlıkla kalın...❤️
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines