GENOM
  • WpView
    Reads 24,558
  • WpVote
    Votes 2,394
  • WpPart
    Parts 34
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Sep 9, 2015
WpInfo
Fiction
Science Fiction
'Bakın Bay Martin. Size, her ne kadar çok karmaşık olsa da basit bir şekilde olayı açıklamaya çalışacağım. Yaptığım testler ve sizin de olay yeri inceleme verilerinizle elde ettiğim sonuç bu 'diyerek elimle bilgisayarı işaret ettim. 'Radyasyon, DNA üzerinde tamiri zor kırıklar meydana getirerek DNA'nın replikasyonunu yani çift sarmallı DNA'nın kendini kopyalamasını engelliyor. Böylece hücre bölünemiyor veya bölünmeye çalıştığı zaman ölüme doğru yönlendiriliyor.' Simülasyonu ilerlettim. Ekrandaki DNA kırılarak anormal birleşmeler yapıyordu. 'Kısaca canlı bomba etkisi diyebiliriz. Vücudun kendi kendini öldürmesi... Size gelen ihbar üzerine gittiğiniz dairedeki 2 ceset muhtemelen bu yüzden ölmüştü. Tahminlerime göre de ölmeleri 15 dakika ile 1 saat arasında sürmüş olmalı. Ama aynı anda aynı yerde bulunduğu halde hayatta kalmayı başarmış olan Danny Bow'da ise durum çok farklı.' ... Uzun zamandır çeşitli sebeplerle ara verdiğim ve çok güvendiğim kurgumla karşınızdayım. Hikayeme başladığınızda kahvenizi de yanınıza almanızı öneririm. Çünkü bu hikaye eğer bilim kurgu, macera ve biraz da fantastiklik seviyorsanız tam size göre. Uyarı: Wattpad klişelerinden ve imla hatalarından tamamen uzaktır. Başlangıç (Yayınlanma) Tarihi: 18.12.2020
All Rights Reserved
#109
yokoluş
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • On Üçüncü Pay
  • DUHUL
  • YAPAY KALP +21
  • Asena deniz (gerçek ailem)

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines