Zamanın Ustası

Zamanın Ustası

  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Oct 31, 2020
Merhaba arkadaşlar ben Sessiz_Okyanus_ hesabının sahibiyim ve artık o hesaba ulaşamadığım için bu hesaptan devam edeceğim. Sessiz_Okyanus_ hesabımın şifresini unuttum ve e posta adresine ulaşamıyorum o yüzden artık bu hesaptan devam edeceğim. Lütfen sizde bana destek olun size ihtiyacım var... Tanıtım Zaman neydi? Tik tak tik tak ilerleyip, saniyeye, dakikaya, saate, günlere, haftalara, aylara hatta senelere dönüşmesi miydi? Peki zamana bırakmak iyi miydi? Bir yara iyileşmeden kabuk bağlarsa, biri o yarayı tekrar kanatamaz mıydı? (Bu isimde yazılmış ilk ve tek kitaptır isim veya içerik çalıntı durumunda her türlü yasal işlem başlatılacaktır!!! Hikayedeki bazı karakterler ve olaylar gerçek hayattan alınmış, yeniden kurgulanmıştır.)
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines