Macera Diye Buna Derler

Macera Diye Buna Derler

  • WpView
    Reads 278
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Oct 10, 2014
Alara,Zehra,Yağmur,Tuğba,Azra ve Merve adında 6 arkadaş varmış bunlar en iyi arkadaşlarmış...Alara sürekli sinirliymiş Zehra asabi ve inatçı Yağmur sabırsız Tuğba saftirik Azra kibar ve nazik Merve ise içine kapanık suskun biriymiş.Bunlar hep kavga edip dururlarmış Yağmur ile Alara hep eskilere dönmek istiyolarmış ama olmuyormuş nedense sadece Alara ve Yağmur önemsermiş bide Zehra ve Merve eee tabi bide Azra önemsermiş Tuğba hiç bişeyi önemsemezmiş o sanki hayattan bezmiş gibiymiş mesela bişeyler yaptığımız zaman aralarından bazılarını çağırmadık diye tirip yaparlarmış özelliklede Alara,Öykü ve Zehra yaparmış bu hayat nasıl geçer bilmiyorum :-( Şu anda çok ben herzaman üzgünüm neden mi çünkü biz hergün kavga ederiz kavga etmediğimiz bir gün yoktur bizim
All Rights Reserved
#26
zehra
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Aile Sırları
  • HER KİMSEN
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • ISSIZ ADA (+18)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • KURTBEY

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines