Story cover for KALAN 04 by salinbeniaaaq
KALAN 04
  • WpView
    Membaca 1,453
  • WpVote
    Vote 172
  • WpPart
    Bab 17
  • WpView
    Membaca 1,453
  • WpVote
    Vote 172
  • WpPart
    Bab 17
Bersambung, Awal publikasi Nov 14, 2020
Yutkundum. Korkuyordum. Hem de hiç olmadığı kadar. Oraya çıkıp biriyle dövüşmekten ölesiye korkuyordum. Yara almaktan. Acı çekmekten. Hepsinden korkuyordum. Ellerimin delicesine titrediğini hissediyordum. Ben...ben yapamayacaktım. 

__ 


Tanrım! Bu kadar düşünerek ne diye kendini yoruyorsun. Bir kumar gibi düşün. İkimizde bu oyunda oldukça iyiyiz değil mi? Kaybetme olasılığımız neredeyse sıfır. On beş gün. Sadece on beş gün Martin. Dayanabileceğimizi düşünüyorum."

__ 

Kapalı gözlerimi yavaş yavaş araladığımda ellerimde biriken kanları görmüş, kafamdan aşağı soğuk su dökülmüş gibi kendime gelmiştim. Sesler gitmişti ama içimdeki büyük yangın sönmemişti. Öylesine büyük bir yangındı ki kontrolünü tamamen kaybetmiş çıkış yolu aramaya koyulmuştum. Unuttuğum bir şey vardı. Yangın içimdeydi ve orada bir çıkış yolu yoktu. Tüm kapılar kilitliydi.

                                   ■■■

"Buradan sağ çıkabilecek miyiz?"

"Seni bilmem ama ben öyle ya da böyle yaşayacağım."
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Daftar untuk menambahkan KALAN 04 ke perpustakaan kamu dan menerima pembaruan
atau
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  oleh ozanakbabaxz
58 bab Bersambung
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 8
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
İNTİKAM BÜYÜSÜ  cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
ÂFİTAP cover
Cansız Manken (+18) cover
5. seviye cover
��𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈  cover

𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄

58 bab Bersambung

​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.