Lavantalar Öldüğünde

Lavantalar Öldüğünde

  • WpView
    Reads 9,328
  • WpVote
    Votes 149
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Nov 26, 2025
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Time Travel
Fantasy
Action and Thriller
Çocukluğundan beri hayatını kontrol eden mental sorunlarla aldığı her nefeste mücadele etmekte olan Eylül, bir gün zihninde duyduğu sesler ile kendisinden başka kimsenin göremediği kişilerin aslında basit bir sanrıdan ibaret olmadığını anlar. Kendisiyle aynı durumu yaşayan bir psikolog olan Kuzey ona, bütün bu olanların sebebini ve bununla ilgili bildiklerini anlatır. Öğrendikleriyle birlikte hayatı yavaşça değişmeye başlayan Eylül zamanda yolculuk yapabildiğini öğrenir ve ilk kez geçmişe gittiğinde kendini başkalarının hayatlarıyla kendi yaşamı arasındaki o kırılgan çizgide sürüklenirken bulur. Bu beklenmedik yolculuk hem kendisini hem de çevresindekileri etkileyecek büyük savaşlar ile keşfedilmeyi bekleyen sırları taşıyan bir geleceğin kapısını aralar. ❅ Geçmişin bizi usulca birbirimize doğru sürüklediğinden habersiziz ve bizi sinsice kendine çekeceğinden de. Zihinlerimiz birer savaş meydanı fakat düşman yabancı değil bize. Ve ruhlarımızın çarpıştığı yer de tam olarak burası.
All Rights Reserved
#291
gençyetişkin
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • On Üçüncü Pay

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines