26 Kapitel Laufend Hogwarts'ın koridorlarında bazı isimler fısıltıyla anılır.
Celestine Black ise genelde hiç anılmaz.
Yıllarca yetim büyümüş, kimseye tam olarak ait hissedememiştir. İnsanlar ya ondan kaçınır ya da onu görmezden gelir. Sanki varlığı, taşıdığı soyadı kadar ağırdır.
Celestine yalnızlığa,sessizliğe ve kendi kendine yetmeye alışmıştır.
Her şey 3. yılda Harry Potter, Hermione Granger ve Ron Weasley ile tanıştığında değişir.
Altın Üçlü'nün yanındayken o yalnızlık duygusu kaybolur. Ve yerini bir aidiyet hissi alır.
Celestine'nin arkadaşlarını koruma içgüdüsü artar ve maceralara alışır duruma gelir.Kendi cesaretini, kendi ışığını onların yanında keşfeder.
Fakat geçmişin gölgesi hâlâ peşindedir.
Ve o gölgenin içinde bir isim vardır: Draco Malfoy.
Draco Malfoy, Celestine'ye yıllarca zorbalık yapmıştır ve onunla dalga geçmiştir.
Fakat yıllar geçtikçe Celestine artık bu durumu alışır ve zorbalıkları yada arkasından söylenen lafları umursamaz hale gelir.
Ama 3.yılda Celestine daha çok Draco Malfoy'un dikkatini çeker.
Başlangıçta aralarındaki her şey keskin ve soğuktur. Sözler sivri, bakışlar meydan okuyucudur. Yıllar süren bu düşmanlık bir süre sonra aşka dönüşür.
Celestine bunu hemen anlamaz. Çünkü aşk, onun dünyasında en son beklenen şeydir. Hele ki Draco Malfoy'dan...