
"Çek o uğursuz ellerini kolumdan!" diye bağırdı ve kolunu elimden bi hışımla çekti annem, bana nefretle baktı ve sözlerine devam etti "Baban olacak o şeytandan da senden de nefret ediyorum! Hayatımı karartı önce o şimdi de sen!" oysa daha ben 5 yaşındaydım ben ne yapmış olabilirdim ki? Gözyaşlarım gözlerimden süzülerek pembe fiyonklu elbiseme damlayarak düştüğü yerlerde kan damlaları olarak kaldı. Hıçkırıklarımın arasında ona baktım ve titrek bir sesle konuştum "A-an-neee" annem bana tiksintiyle baktı ve "bana anne deme! Ben senin annen değilim! Senin annen öldü beni duyuyor musun! Senin. Annen. Öldü!" dedi ve kapıyı çarpıp evden gitti. Bense hala arkasından ağlıyor ve çığlıklar atıyordum "Anneeeee! Anneeeee. Anneeee?" en sonunda ağlamam küçük iç çekişlere döndüğünde dışarıyı karanlık basmıştı. O gece annemin odasında elbiselerine sarılarak uyumuştum. Sabah olduğunda birisi başımı okşuyordu annem geldi sanıp heyecanla kalkmıştım ama karşımda o gün gördüğüm abiyi görmek beni şaşırtmıştı ben şaşkınlıkla ona bakarken o benim küçük bedenimi kucağına almış ve kulağıma şunları fısıldamıştı "Korkma prenses seni bir daha kimsenin incitmesine izin vermeyeceğim şimdi uyu miniğim uyu ve dinlen" gözlerim istemsizce kapanmıştı ve tatlı bir uykuya dalmıştım. Şimdi bile o günleri en küçük ayrıntısına kadar hatırlıyorum. Bu zamana kadar yaşadığım herşey o zaman başlamıştı. 5.Yaş günüm, pembe fiyonklu elbisemle birlikte etrafta neşeyle koştuğum gün bana en büyük yıkımı getirdi. O küçük kız çocuğu şimdi sizden onun hikayesinde yanında olmanızı istiyor yanında olur musunuz? 26 KASIM 2020 PERŞEMBE BU KİTABA İLK ADIMIMI ATTIM SİZLERDE UMARIM BEĞENİRSİNİZ.Tous Droits Réservés
1 chapitre