ZAMANLA RANDEVU

ZAMANLA RANDEVU

  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Dec 3, 2020
*Düşünün ki Boğaz Köprüsü'nden arabanızla geçerken, arka koltukta birinin oturduğunu fark ediyorsunuz."Sen de kimsin ?" diye sorduğunuzda, Mimar Sinan olduğunu söylüyor. Ne yaparsınız?* *Zamanda yolculuk yapma fırsatını elde eden dört seyyah, kendilerini İstanbul'un fethinde bulurlar ve kuşatmanın günü gününe ilerleyişini Sultan Mehmet'in ağzından dinlerler. Fethin başarılı olmasını sağlayan ama bilinmeyen o kadar çok ayrıntı vardır ki, kahramanlarımız duyduklarına inanmakta zorlanırlar.* *Mimar Sinan ile tanışma imkânı yakalayan seyyahlar, Süleymaniye, Selimiye ve Şehzadebaşı camilerinin sakladığı sırları, şifreleri ve kodları öğrenir; bu büyük mimarın kendisi hakkında da şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış, hiçbir kaynakta yer almayan bilgiler edinirler.* *Bu kadarla da kalmaz, Mimar Sinan'ı günümüz İstanbul'una getirirler. Koca Sinan, ilk şaşkınlıktan sonra, "Şayet bu devirde yaşasaydım..." diye başlar ve neler yapacağını anlatır.* *Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve Mimar Sinan hakkında birçok bilinmeyen sizleri bekliyor.* *Öğrenmeye hazır mısınız?*
All Rights Reserved
#282
17
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines