LİTAİ'NİN SONU
  • Reads 176
  • Votes 16
  • Parts 4
  • Reads 176
  • Votes 16
  • Parts 4
Ongoing, First published Dec 03, 2020
Günlerdir aldığım darbelerin etkisiyle tüm kemiklerim kırılmış gibi sızlıyor, kıpırdayamıyordum. Bu soğuk mezrada kaçıncı günüm bilmiyordum. Zaman kavramını tamamen yitirmiş, bitap halde oturduğum yerden tavanı izlerken demir kapı açıldı.

Yüzümü buruşturup "Mirkan" diye fısıldadım. Acı 
dolu gözlerini bana çevirdi.

"Sana güvenmiştim, Eliz! Kalbime koydum seni. İlk defa! İlk defa kalbime birini koydum." Çıldırmış gibiydi. Buraya kapatıldığımdan beri ilk defa benimle konuşuyordu. Umutla yerimden doğruldum.
Bağırıyor etrafta volta atıyordu. Bana yöneldiğinde korkuyla geri çekildim. Parmağıyla beni gösterdi. 

"Sen! Sen benim avukatım değil yüreğim oldun. Ne istesen verirdim ben sana. Canımı bile!" 

Bağırmaktan sesi kısılmıştı. Yutkunup yere çöktü. Gözgöze geldik. Yorgun bakışlarımı diktim yüzüne.

"Sen bana ihanet ettin." o kadar kısık sesle söylemişti ki bunu, az önceki halinden eser yoktu. 

"Yapmadım." Yapmıştım.


"Yaptın biliyorum. Ve cezasını çekeceksin. Kalbim de olsan, öleceksin Eliz." Biliyorum, ölecektim.

Silahı doğrulttuğunda gözlerimi kapatıp acıyı bekledim.


-


Litai'nin hikayesini bilir misiniz?
Avukatlık mesleğinin tarihteki ilk temsilcileri sayılırlar. Mitolojide savunma görevi üstlenen Zeus'un "çirkin kızları" Litai'ler, Yargıçlara suç işleyenlerin kandırıldıklarını, anlatıyorlar ve Zeus'tan bağışlanmasını istiyorlardı. 
Kötü ruhlu Suç tanrıçası Ate'nin kızkardeşi olan Litailer hem iyiliğin savunucusu hem de suç işleyenler için af dileyiciydiler. Aynı zamanda mağdurların yanında durup mahkemeden suç işleyenin ceza almasını talep ediyorlardı. Litailer Ate'nin etrafında dönüp onun suça teşvikini engellemeye çalışırlardı.

Çirkin görünümlerine tezat iyi ruhlu Litai'ler insanları suç ve cezanın dehşetinden korumaya çalışırlardı.

-
All Rights Reserved
Sign up to add LİTAİ'NİN SONU to your library and receive updates
or
#413şirket
Content Guidelines
You may also like
GECENİN İZİ by hisssizyazar
40 parts Ongoing
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
You may also like
Slide 1 of 10
KONUK SEVMEZ DENİZ cover
GECENİN İZİ cover
BIÇAK SIRTI - BXB - GAY cover
İMDADIM cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
🌼PAPATYA 🌼(Düzenlenecektir) cover
MAZHAROĞULLARI cover
Sarmaşık [BxB]  cover
AYNI BIÇAĞIN SIRTINDA (+18) cover
Kara Gül  cover

KONUK SEVMEZ DENİZ

15 parts Ongoing

❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.