GÖLGE
  • WpView
    Reads 155,333
  • WpVote
    Votes 8,285
  • WpPart
    Parts 61
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 28, 2025
NOT: Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Kitap içerisinde yetişkin içerik mevcuttur. Işıl bir gün kapısının önünde bir kutu bulur, kutunun üzerindeki notta kutunun GÖLGE mahlasını kullanan birinden geldiğini görür. Bu kutular belirli aralıklarla içi dolu dolu gelmeye devam eder. Işıl ilk başta GÖLGE'nin ismini gizlemek için öylesine kullanılan bir mahlas olduğunu sansa da bu kitaptaki hiçbir şey sıradan, öylesine veyahut tesadüfi değildir. "Ben tesadüflere inanmam." ***** Geceye inat, ışık saçan bu kız gerçek miydi? Kalbinin teklediği hissetti Gölge. Varlığını dahi unuttuğu kalbi yarış atı misali depara kalkmış, genç adamın dilinin damağının kurumasına neden olmuştu. "Işık," diye düşündü Gölge. Bu kız kesinlikle ışıktı. Gölge'nin var oluş sebebi olan ışık... Gölge o gece ışığını buldu. Gölge o gece ışığını tanıdı. Gölge o gece ışığına âşık oldu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines