Her uykunuz sevdiğiniz kişiye söylediğiniz bir elveda olsaydı son gününüzü nasıl geçirirdiniz?
Safir Soykan, gözlerini açtığında bilmediği bir evrende buldu kendini. Kendine temiz bir sayfa açabileceğini düşünürken, rüyalarıyla geldiği bu evrene bir yabancıydı.
Bilmediği tek bir şey vardı o da takip edildiği. Devletler, gizli kuruluşlar ve ajanlar; hepsi Safir'in üzerinden para kazanmaya çalışıyor, onu örgütlere teslim etmek istiyorlardı, bunu da gizli yürütmek istiyorlardı.
Dünya'da, medyadan gizli yapmaya çalıştıkları gizli işler, sessizce yürütülebilecek miydi? NASA'nın ve ESA'nın ajanları, Safir'i ele geçirmeyi başarabilecekler miydi? Safir'in Dünya'da çaldığı bedenin bir sahibi var mıydı? Rüyalarında geldiği bu evrende, aşkı bulabilecek miydi? Peki ya bu aşk sonsuz olabilir miydi? Her gün elveda ettiğin birini sevebilir miydi?
Safir, öldürmeye çalışan örgütler peşindeyken, Dünya'da yaşayabilir miydi? Peki ya yalnız mıydı?
Safir bir sürü soruyla boğuşurken, yıldız tozlarının ona ulaştırmaya çalıştığı gerçeğe de adım adım yaklaşıyordu.
(+18) Yabancı çevik bir hamleyle beni çevirip masaya dayarken elimdeki hançere gülerek baktı, buz mavisi gözleri bana dönerken gölgeler sıklaştı, uyarıları birer çığlığa dönüştü. Onun sadece sıradan bir yabancı olmadığını anladığım anda ise geç kalmıştım çünkü o çoktan yırtıcı bir hayvan edasıyla bana yaklaşmıştı bile. "Çok yanlış yerdesin küçük kız," diye fısıldadı Batının Tanrılarının lanetlediği sesiyle. "Hem de olabilecek en yanlış yerdesin ve ben seni görüyorum."
Pelerinimin kol kısmında gizli hançeri parmak uçlarıma doğru kaydırdım, sivri ucunu kalbinin tam üzerine yaslarken gülümsedim. "Ve ben de seni görüyorum vampir."
Uyarı: Cinselllik, kan ve şiddet içerikli ögeler içerdiğinden yetişkin okurlar için uygundur. Her haklı saklıdır.