ORENDA
  • WpView
    Reads 780
  • WpVote
    Votes 274
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Aug 16, 2021
Yeni doğmuş bir bebekken bir şehrin ortasında, arabalar karşıdan karşıya geçerken otoyolun tam ortasına bırakılarak başlamıştım hayata. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen şimdi yine bir otoyolun ortasında fiziksel olarak büyümüş olmama rağmen bırakılmış bir bebek gibiydim.Kendime ait bildiğim ne varsa uçup gitmişti sanki. Ben tüm bunları düşünürken karşımdaki muhafızlar ısrarla adımı soruyordu. Ben buna rağmen bir cevap veremiyor, soğuktan ölesiye titriyor ve çevremdeki bir düzine muhafızı inceliyordum. Çok geçmemişti ki cevap vermediğim için bana yönelen baş muhafız gelen telefon sesiyle duraksamış ve dikkatini elindeki telefona çevirmişti. Otoyolu sadece baş muhafızın sesi doldurunca ona saygı gösterdiğini düşündüğüm diğer muhafızlar gibi bende onu dinlemeye başladım. ''Evet efendim, onu bulduk. Varlığımızı tehdit eden orenda artık elimizde.''
All Rights Reserved
#507
büyü
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • DUHUL
  • Vortaris
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • On Üçüncü Pay
  • YAPAY KALP +21
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • Albay Kızı

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines