4 Kız Kardeşin Hikayesi

4 Kız Kardeşin Hikayesi

  • WpView
    Reads 2,083
  • WpVote
    Votes 298
  • WpPart
    Parts 35
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Mar 6, 2021
Aynı babadan fakat farklı annelerden olan 4 kız kardeşin hikayesi... +Sakladılar benden... -Bulunduğun hâli anlıyorum. +Anlayamazsın. -Daha yeni kendine geldin. +Kardeşlerimi getirin bana. Sakın beni birdaha bırakmayın.. -Her zaman yanındaydık şimdide öyle... Onun hayalinde yanında değillerdi. Kimse yanında yer almadı. Kardeşleri, anne ve babasını kaçırılmışlardı. O, onları bulmaya çalıştı. İlk önceliği onlar oldu her zaman... Hayatını onlarla yaşamak istedi. Merak etti onları. Onlar da onu merak etti. Hayata geri döndürmek için yanından ayrılamadılar hiçbir zaman... *Hani derler ya en yakınların aslında en iyi düşmanlarındır diye... benim en yakınlarım gerçek değilmiş... annem yerine koyduğum büyükannem sahteymiş meğer. Kimse annemin yerini dolduramazmış... o, nerede peki? YAĞMUR KIZILTAN İlk Bölüm: 12.12.2020
All Rights Reserved
#48
yalancı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • KURTBEY
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines