İRİS TANRIÇASI

İRİS TANRIÇASI

  • WpView
    Reads 273
  • WpVote
    Votes 75
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 2, 2021
WpInfo
Fiction
Fantasy
eğer çekeceğiniz her acıyı önceden görmüş olsaydınız yinede devam edermiydiniz? Yoksa tüm herşeyden vazgeçip arkanıza bile bakmadan kaçarmıydınız? Ben lema aşık olduğum adam tarafından nikah masasında terkedilen kız ,zehrin fokur fokur kaynadığı kazana bedenimi bile isteye attım .sonra nemi oldu ? *Sonrası karanlık *Sonrası yalnızlık *Sonrası zehr-i acı "sana diyeceğim şu ki küçüğüm ,çıkma karşıma yoksa senide mahvederler " karşısında ufaldm ,bittim küçücük kaldım sarılsam yinede üşürmüyüm şimdi ki gibi. Belki oyundur diye bir umut baktım geceden siyah gözlerine "birgün, yine böyle kar yağarken sarılacam sana belki o zaman bu kadar öfkeli olmam nefret etmem duracam karşında *bir çift göz,bir davet ,bir kalple .... * gittikçe uzaklaşan bedenine bakakaldım nefes alamadım yağan kar taneleri gözlerimi yummama neden oldu ,yorgundu gözlerim gidişleri izlemekten uzaklardan fısıldadı kulağıma " göğe bak küçüğüm ,gidiyorum belki sen adımı değiştireceksin ama sakın başkasının soyadını değiştirmesine izin verme .... imkansızdık ve biz bütün acıların kıyısındaydık . kitap kapağında emeği geçen @yazarmandalina 'ya sonsuz teşekkür ederim
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines