BEŞ BUÇUK

BEŞ BUÇUK

  • WpView
    Reads 5,093
  • WpVote
    Votes 1,621
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, May 3, 2021
(ARA VERİLDİ) (Klişe bir kitaptır) "Güzel kızsın," diyerek bir anda lafa girmişti Asrın, dediği şey gözlerimi irice açmama ve ağzıma almış olduğum pasta dilimini yutmama engel olmuştu. "Gerçekten güzelsin, ama ben sevmediğim biri ile ilişki kuramam." Sevmediğini söylemesi bir yana güzel olduğumu onun ağzından duymak gerçekten hoşuma gitmişti. Ayrıca onun beni sevmesini beklemiyordum zaten, bende onu sevmiyordum çünkü. "Evet Asrın sende yakışıklısın," dedim ve kahvemi avuçlarımın arasına alarak "Ama unutma biz birbirimiz dış görünüşünü ve ya içini görüp sevemedik ki bizim şuan bir ilişkimiz olsun." Kahvemi ağzıma doğru götürdüm ve küçük bir yudum aldım, damla sakızı aromalı kahve ağzımda hoş bir tat bırakmıştı. Bardağı dudaklarımdan biraz uzaklaştırdım. "Biz bu yola çıkmadan önce birbirimiz den müsade istemedik, aslında zaten biz kendi isteğimiz ile de bu yola çıkmamıştık, biz bu yola kendi isteğimiz ile çıkmadık, biz bu yola mahkûm bırakıldık.." Dedim ve elimdeki kahveyi masaya bırakarak. "O yüzden sakın bana bu iş olmaz falan deme, çünkü emin ol bu benim elimde olsa zaten şuan senin ile burda konuşuyor bile olmazdık." {Wattpad platformun da yazılmış ilk "BEŞ BUÇUK" adlı kitaptır.}
All Rights Reserved
#163
klasikler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Albay Kızı
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • DUHUL
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • On Üçüncü Pay

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines