DİKKAT ASKER VAR

DİKKAT ASKER VAR

  • WpView
    Reads 42,994
  • WpVote
    Votes 3,268
  • WpPart
    Parts 33
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 13, 2022
Birbirinden haberi olmadan nefes alan iki kalp... Tonlarca acıya şikayetsiz ev sahipliği yapan iki insan... Bu iki yarayı ortak paydada birleştiren ne olabilirdi? Yusuf Yıldız...Bir adama hayatın yaşamaya değer bir yer olduğunu anlatırken bir kadını-kendi canından bir kadını- kendi elleriyle uçuruma itekleyebilir miydi? Geri dönmemeye gidenler için verilen bir savaş,her zerresine değecek bir aşk:Vatan. Yaşayamadığı çocukluğunu,acı dolu bir 9. yaşı başka çocuklar da yaşamasın diye her şeyini ortaya koyan kendinden vazgeçen Doktor Asel Yıldız. Hayata tutunmak için askerliğini bir yardım dalı olarak gören Türk halkı rahat uyusun diye uyku nedir bilmeyen ölümle sevgili olan Teğmen Barın Soykan. Kendisine vatan emanet edilen bir adam,aşık olduğu kadının sevdasına sahip çıkabilir miydi? *** "Ölüm," dedi. İç çeker gibi söylemişti kadın. "Sana gelirse bana çoktan uğramıştır." diye devam etti. Kadının gür saçlarını okşadı adam,kadını seviyordu ama burada olmaması gerekti. "Bana açılan her kapın aynı zamanda ölüme de açılacak.Ölümü sevebilir misin?" Mavi gözlerine dikkatle bakarken dudakları aralandı. "Söylesene ölümle sevgili olabilir misin?" Başlangıç:19 Aralık 2020
All Rights Reserved
#109
barın
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines