Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır.
■□■□■□■□
"Gökyüzünden düşenler," dedi fısıltılı bir sesle. İkimizin de bakışları gökyüzünde olsa da benim gözlerim konuşması ile birlikte oradan ayrılıp yüzüne düşmüştü. Cümlesine devam etmesi için sessiz kaldım. "Sana ne gibi bir umut vaat ediyor olabilir ki?"
Sessiz bir kıkırtı, sorusunun bitmesini bekler gibi dökülüverdi dudaklarımdan. İçten olmasa da, içinde tonla acı barındırsa da bu ses bakışlarının bana dönmesine sebebiyet verdi. O an, göz göze gelmek o kadar ağır geldi ki bana, bir an sendeleyip yere düşeceğim sandım ama ayakta durabilmeyi başardım. Sarsıldım belki ama düşmedim.
Bu defa o bana bakarken ben gözlerimi gökyüzüne sabitledim. Biraz sessiz kaldım. Açıkçası sessizliğimin sebebi zihnimden geçen kelimeleri belli bir hizaya sokup cümle kuramamamdan kaynaklı değildi. Yalnızca belki gözlerini benden çeker, bana soluklanmam için müsade eder diye sessiz kalmıştım. Bunu yapmadı.
Gözleri benim yüzümde turlarken ben öylece yukarı baktım. Bir umudum vardı. Bu gece dilek dilemek, bu gece onu dilemek istiyordum.
"Seni vaat ediyor olabilir," dedim tıpkı az evvel onun kullandığı ses tonu gibi fısıltıyla.
Tam da o sırada bir yıldız kaydı.
Ve ben bir kez daha onu diledim.
Ben seni seviyorum...kardeşimden farksız o hem 5 yaş küçük...ufaklıkla ne işim olur...
Dizlerimin üzerinde eğilip kapıya biraz daha yaklaştım..
-Bin gönlüm olsa birini vermem.. Benim gözüm sadece seni görür... Hem görmedin mi erkek çocuğundan farksız.. Kıskanacağın son kişi bile değil...
Titreyen dizlerimle ayağa kalktım... Perdeyi araladım.. Balkona çıktım.. Semih gelen sesle başını bana çevirdiğinde.elinde telefon öylece kaldı... Gözlerine baktığımda anlamıştı onu duyduğumu.. Balkonda duran kitabımı aldım ve tekrar içeri girdim... Kapıyı kapatıp perdeyi çekmeden son kez yüzüne baktım..
Ve o perdeyi kapattıktan sonra yıllarca onun olduğu tek bir gün açmadım...