Story cover for VAYE by MerveYank144
VAYE
  • WpView
    Reads 25
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
  • WpView
    Reads 25
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
Ongoing, First published Dec 27, 2020
Çocukken eve menekşe almıştık o zamanlar açsın diye çok bekledim etrafa güzel kokular yaysın diye bir çok mevsim eskittim ama ne o çiçek açtı ne de etrafa güzel kokular yayıldı zaten büyüyünce öğrendim ki menekşeler kokmazmış... Ben çocukken herkesin mutlu olduğunu ve hiç ölmediğini sanırdım sonradan öğrendim benim gibi binlerce çocuk ölmüş bu dünyada kimisi hastalıktan kimisi ise savaştan sahi savaş demişken ben eskiden savaş nedir bilmezdim tek bildiğim babam eve gelene kadar sokakta oyun oynamaktı sonradan  öğrendim dışarıda oynayan çocukların öldürüldüğü ülkeler varmış... Şimdi büyüdüm iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı, güzeli-çirkini öğrendim ama tek bir şeyi öğrenemedim hani bir türküde geçer ya "ben bir küçük cezveyim" işte ben yıllardır küçük bir cezve olduğumu öğrenemedim. 

Not:bahsettiğim türkü gülenaz türküsüdür "ben küçük bir cezveyim" diyerek başlar kimi sözlerini anlamsız bulsada burada ben küçük bir cezveyim, elden ele gezmeyim derken kapıkulu bir kişiyi tasfir eder bir çok kişiye iş yapan ve onların istediği yere giden gelen bir hizmetkardır o. Aşıktır
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add VAYE to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
AZE by kelebekleroldu1
41 parts Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
You may also like
Slide 1 of 10
AZE cover
ASENA cover
MEHPARE| Ay Parçası cover
Son Düdük cover
HIRÇIN DALGA cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
NEVBAHAR cover
BALLICA MAHALLESİ cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover

AZE

41 parts Ongoing

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.