KORDON: LÂZEVÂL

KORDON: LÂZEVÂL

  • WpView
    Reads 382
  • WpVote
    Votes 120
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jan 19, 2021
Gök beyazdı, gök her zaman beyazdı. Laia Ülkesi'nin göğü aydınlık, insanları karanlıktı. Kordonu bağlanmamış bebeklerin çığlığı, annelerinin ölümünde çınlıyordu. Bir kadının rahminden düşen ölü doğan, o gece, o göğün aydınlığında, Ehramen'in asırlar sonra düğümlediği kordonla yeniden nefes almaya başlamıştı. O gece, ölü bir kadının rahminde dirilen oğlanı, bir başka kadının doğurmak üzere olduğu kordona hayatını düğümleyen Ehramen, yok olmak uğruna, asırlar sonra aşkı yeniden var etmişti. Efgan Esef Akirgan. Ölümlü bir anneden, ölümsüz bir lanete bağlanan adam. Âzir Ladina Mizrahi. Ölümsüz lanetin, ölümlü kadını. Ve, bu da Lâzevâl. Yok olmazın varlığı.
All Rights Reserved
#818
şeytan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines