Andrakhan Nikiliyeviç (Devam Ediyor)
  • Reads 399
  • Votes 85
  • Parts 24
  • Reads 399
  • Votes 85
  • Parts 24
Ongoing, First published Dec 28, 2020
"Burası St. Petersburg yani Rus Rakvernok Halk Cumhuriyeti'nin başkentten sonraki en büyük kenti. İki hafta önce bir ihtilâl yaşandı Çarlık Rusya'sı devrildi. Yerine kendine "Sosyalist" diyen faşizan bir devlet geçti. Kendilerine "Sosyalist" demelerinin nedeni Sosyalist olduklarından değil, halkın çoğunluğunun Sosyalizm'e merakı ve ilgisi olmasından. Yaptıkları faşizan tutumlar buraya yazmakla bitmez lakin bize iki haftada yaşatabilecekleri en ağır şeyleri yaşattılar, bunların başlıcası; Eski devlet memurlarını işlerinden azad etmek, bunu yaptılar ve iki haftada elimizde avucumuzda olan stoğu tükettik, yiyecek en ufak şeyimiz kalmadı. Sosyalist olmayan herkesi evlerinde hapis hayatı yaşamaya bırakmak. Bunu da yaptılar, bunun pek bir kaybı olmasa da dışarıda bulup yiyebileceğimiz sülüklerden olduk, dışarıda sıkı yönetim ilan edildi, dışarı çıkan herhangi bir insanı vurma emri bizzat başkandan geldi, biz ise bunu radyodan dinlemekle yetindik. Ayrıca  dışarı çıkabilsek de Fabrikalar dışında hiçbir yerde çalışamaz hâldeyiz çünkü özel sektörler kapatıldı, esnaflar kırbaçlandı, şirket sahipleri idam edildi bunun nedeni çalışanın çalışana köle olmasındanmış, bu şekilde de darbeci bir başkana köle olduk, ne değişti? En azından günlük elimize 5-6 ruble geçmekteydi, pekâlâ şimdi? Neyse... Öyle bir çelişim ki bu koyu Solcuları bile evlerinde bi' başına bırakıp Fabrika kurasına tâbi tuttular. Tabii herkes evinde oturup sokağa çıkma yasağına uymadı, yahut Fabrika kurasını beklemekle yetinmedi. Yaptıkları şey bi' kaç protesto oldu, iki haftada sadece bu şehirde beş tane protesto meydana geldi ve devlet bunları bir isyan bastırırmışcasına kanlı bir şekilde bastırdı. "Bu iş nereye varacak?" sorusuna en ufak bir cevabımız yok, bekleyip görmekten başka da bir çaremiz yok."
All Rights Reserved
Sign up to add Andrakhan Nikiliyeviç (Devam Ediyor) to your library and receive updates
or
#22kültür
Content Guidelines
You may also like
KADER BAĞLAYINCA by majdafan
57 parts Complete
Drako Stone... Londra'daki çoğu kadın onu anlatmak için sadece "Stone" (taş) derdi. Ve bu; başkalarının, iyi ya da kötü, hakkında ne düşündüğünü zerre kadar umursamayan Drako'yu hiç gururlandırmazdı. Her türlü sorumluluktan uzak yaşayan bu adamın hayattan tek bir beklentisi vardı: Eğlence!... Daha çok eğlence!... Hep eğlence!... Otuz yedi yaşına kadar eğlenme konusunda ne kadar başarılı olduğuna tüm Londra şahitti. Ne var ki beklenmedik bir miras ve o mirasla gelen beklenmedik bir unvan, yaşamını tepetaklak edecekti. Yetmezmiş gibi üzerine yaptığı evlilik, tüm yaşamını kökünden değiştirecekti. Oysa Drako, değişmeme konusunda kararlıydı. Leydi Caroline Hall, hayatı boyunca bir kontun kızı olmanın sorumluluğunu üzerinde hissederek özgür kişiliğine ket vurmuştu. Evlilik, planları arasında hiç yoktu ve yirmi iki yaşında artık "evde kalmış" damgası yemek üzere olmasını şükranla karşılıyordu. Ne var ki evlendi, hem de hayatta evlenmek isteyebileceği en son adamla. Çünkü Drako Stone, her anlamda Caroline'ın kaçmak istediği koca tipini temsil ediyordu: Karısını eve hapsedip kendi her türlü özgürlük peşinde koşacaktı. Fakat Caroline'ın buna izin vermeye hiç niyeti yoktu. Birbirinden dağlar kadar farklı iki karakterin arasında olması düşünülebilecek en son şey, onların birbirine aşık olmasıydı. Ama kader bazen insanı sımsıkı bağlarla bağlardı.
You may also like
Slide 1 of 10
Bir Erik Meselesi cover
Bana Aitsin (Tarihi aşk serisi 1) cover
Demir Dük'ün Oğlu cover
KADER BAĞLAYINCA cover
VANİA  KRALLIĞI cover
Namus Müşkülü cover
Cariye'nin İkinci Hayatı cover
MAYIS GÜNEŞİ (tamamlandı) cover
MAL-İ HÜLYA  cover
Dük ile Beş Çayı cover

Bir Erik Meselesi

20 parts Ongoing

"Bey bir şey demeyecek misin, Ne oldu, Ne kararı alındı?" Dedemin bakışları ben dışında tüm aile üyelerinde gezindi. Baktığı herkes yerinde kıpırdanırken ben bakmadığı halde kıpırdanıyordum. En sonunda ise tekrardan babaanneme döndü ve dudaklarını araladı. "Karar alındı. Barış sağlanacak. Biz o aşiretten bir kız alacağız ve onlarda bizden bir kız alacak." Ben rahatlamamız gerektiğini düşünürken, ortam daha da gerilmişti. Sebebini anlayamıyordum. İki aşiret aralarında düğün yapıcaktı işte. Ben umuyorum ki gönlü olan kişiler evlenir. Ortamdaki sessizlik dedemin sesi ile kesildi. Ama sanki o sessizlik artık çok daha bir sessizlik gibi geldi bana. Ölüm sessizliği gibi. "Ahter'i yarın akşama hazırlayın, Şahkar aşiretinin ağası, Ares Şahkar Yarın istemeye gelecektir." Hayır. Barış sağlansın diye her şeyi yapamazdım. Kesinlikle yapamazdım. Ben yapamazdım.