SOFİA
  • WpView
    Reads 3,222
  • WpVote
    Votes 32
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Dec 30, 2020
''N-ne yaptığını sa-nıyorsun sen? Bırak beni!!'' ne kadar sert söylemeye çalışsada sesi kısık ve titrekti. Bacaklarını hareket ettirip olduğu kıskaçtan kurtulmaya çalıştı. ''Yaşını ölçmeye çalışıyorum? Bunun için bana kızamazsın öyle değilmi? Sonuçta burası benim mekanım ve küçük kızları burada barındıramam. Fakat eğer bir kız tahrik olabiliyorsa eminin ki küçük bir kız değildir. Bu yüzden bebeğim...'' elini kızın külotunun içine gönderip iki dudağı birbirinden ayırdı ve avucunu tamamen oraya dayadı. ''Oh... sen sırılsıklamsın.'' Kızın tahrik olması cidden onu mutlu etmişti. Bu yüzden iyice kendini bastırıp kızı koltuk ve arasında ezmeye başladı. Aynı zamanda yavaş yavaş sürtünüyordu. Kızın itiraz naralarını duyuyordu fakat avucu resmen ıslanmışken kendini ondan geri çekmeyecekti. Daha fazla düşünmeden orta parmağını içeri yolladı. ''Ah...'' kızın derince inlemesi ile ikisi de bir süre dondu. Sofia ilk birlikteliğini geçen ay hoşlandığını düşündüğü bir erkek ile yaşamıştı. Ve cidden çocuk berbattı. Çok kısa süren boşalması haricinde Sofia hiç zevk vermemiş olması da cabasıydı. Şimdi ise bu arkasındaki kadının tek parmağı ile bacakları titriyordu. Hareket etmeye başlaması ile inlemelerini tutamıyor küçük elleri ile koltuğun derisini sıkıyordu. Rahat bir pozisyon değildi ama tahrik ediciydi. **** Hikaye lezbiyen ilişkiyi konu almaktadır. Yetişkin içeriklidir!!!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • KORKUT / bxb
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines