KIRIK KALPLER MEZARLIĞI

KIRIK KALPLER MEZARLIĞI

  • WpView
    Reads 4,956
  • WpVote
    Votes 672
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jul 16, 2021
"Biz sadece bedenlere sahip olan ruhlarını yitirmiş, yaşıyan ölülerdik." "Ama sen kalbimdeki mezarlığa girme, orası çok kalabalık. Seni de kaybetmek istemem." Dedi daha 9 yaşında hayatın bütün acımasızlığına, yüküne katlanan küçük kız. Mezar taşına sırtını dayadı, her zaman yaptığı şeyi yaptı. Yazdı. Acılarını, çaresizliğini, onunla yaşadığı anıları. Çünkü yazmazsa unuturdu. Unutmak demek ölen birini 2. Kez öldürmek demekti. Hazal bunu istemiyordu. Onu 2.kez öldürmek istemiyordu. "Özlüyorum, eski günleri, eski huzuru, eski beni, en çokta seninle olan günleri. Bazen yazacak kelimem kalmayacak diye korkuyorum. Kelimelerim tükeniyor. Sana yazacak bir şeyim kalmamasından korkuyorum." Uzun bir iç çekti,sonra yazmaya devam etti. "Kader ve hayat... İkisi aynı terimler. İkisi de acı sonlu. Benim kaderim, sonu gelmeden hüzün dolu olmuştu. Benim kaderimde o son nefesini verirken, eski ahşap merdivenlerden akan o koyu kanın rengine bakıp gülümsememdi. Evet, gülümsedim. Belki de en içten gülümsemem olmuştu o benim. Ama ne var biliyor musunuz? Bir daha hiç içten bir şekilde gülümsemedim. İnsanlar öldüğünde ağlarız, ama ben ağlamadım. Gülümsedim." 9 yaşındaki küçücük kız çocuğunun o huzur dolu gülümsemesini en son gören kişi, hayattaki en büyük düşmanıydı...
All Rights Reserved
#32
watty2021
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines