“Ne İstiyorsun?” diye sordum kıza önce, cevap gelmedi. “Burada ne işin var? Geçmeme izin ver.”
“Öyle kolay olmayacak güzelim.” deyip bana iyice yaklaştı. Bıçağın yan tarafını yüzüme sürerek devam etti. “Bora benimle oynamanın bedelini ödemeli. Üzgünüm ama bu durumda müstakbel karısını biraz inciteceğim.”
“Çekil önümden. Hem bana zarar vermekle eline hiçbir şey geçmeyecek.” dedim hissettiğim korkuyu yansıtmamaya çalışarak. Sonunda ölsem de cesurca ölmeyi korkakça davranmaya yeğlerim.
“Elime hiçbir şey geçmese de en azından bana vurmanın bedelini ağır bir şekilde ödetmiş olurum. Öyle değil mi?”
“Baksana, bence vakit kaybetmeyip ne yapacaksan yapıp gitmelisin. Anlamsız konuşmalarını dinlemek zor geliyor. Hem bu sabah hatanın kimde olduğunu ikimiz de iyi biliyoruz.” dedim, sonuna kadar meydan okuyacaktım.
“Vay, sen sandığımdan cesur çıktın.” dedi kız umarsızca.
“Sen de sandığımdan daha yapışkan ve göründüğünden daha zorbaymışsın.”
“Demek öyleyim. Peki biraz önce istediğini yapacağım bu işi daha fazla uzatmayacağım.” deyip arkasına döndü ve adamlarına seslendi. “Bitirin işini!”
Tutti i diritti riservati