Terasa çıktım. Sık sık çıkardım buraya zaten çünkü manzarası o kadar güzeldi ki. Yeşilin ve mavinin her tonu bulunuyordu. Deniz, ağaçlar, rengarenk çiçekler. Sonra gözü kapıya doğru kaydı evet burası her zamanki gibi aynıydı. Simsiyah takım elbise giyinmiş onlarca koruma ve önlerinde duran sahibi. Miraç BOZOĞLU. Bozoğlu şirketlerinin, onlarca kafe, araba, bar, kumarhane ve insanların sahibi. Tabi bana da sahipti. O her istediğini alırdı ve beni de istemişti. Ben onu ne kadar istemesem o beni o kadar istiyordu. Ve ben ne yazık ki bu simsiyah gözleri hiçbir manzaraya değişmem.
İnci:Bak seni gebertirim. Kemiklerini köpeklere yem niyetine veririm!
İnci:Senin benimle derdin ne?
İnci:Açık açık söylesene.
Bir çatlak bir hanzo
Konuşurlar çok, yok bi' yol
☆♡♧