Terasa çıktım. Sık sık çıkardım buraya zaten çünkü manzarası o kadar güzeldi ki. Yeşilin ve mavinin her tonu bulunuyordu. Deniz, ağaçlar, rengarenk çiçekler. Sonra gözü kapıya doğru kaydı evet burası her zamanki gibi aynıydı. Simsiyah takım elbise giyinmiş onlarca koruma ve önlerinde duran sahibi. Miraç BOZOĞLU. Bozoğlu şirketlerinin, onlarca kafe, araba, bar, kumarhane ve insanların sahibi. Tabi bana da sahipti. O her istediğini alırdı ve beni de istemişti. Ben onu ne kadar istemesem o beni o kadar istiyordu. Ve ben ne yazık ki bu simsiyah gözleri hiçbir manzaraya değişmem.
Hazal: Sencer farkında mısın biz boşanacağız?
Hazal: Her aklına estiğinde eve gelemezsin. Sürekli Deniz'i bahane ediyorsun ve bu çok rahatsız edici olmaya başladı!
Hazal: Oğlumuzun sana olan sevgisini kullanıyorsun, resmen. Ne kadar doğru bu?
Sencer çevrim içi...
Sencer görüldü...
Sencer: Sadece oğlumun yanında olmaya çalışıyordum.
Sencer yazıyor...
Hazal: Sencer sen Deniz doğarken bile yanında değildin. Şimdi mi, aklına geldi Deniz'in yanında olmak?
🌊🌊
02.12.2025