FERFECİR
  • WpView
    Reads 1,738
  • WpVote
    Votes 164
  • WpPart
    Parts 22
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 20, 2022
Aşk hiç vazgeçememek mi demektir? Yoksa gözündeki perdeyi kaldırıp vazgeçemeyecek kadar sevecek birini bulmak mı? Kalbinizin kırıldığı anları hatırlıyorsunuz değil mi? O anda gelen boşluk hissini...Belkide şu an bu durumdasınız kim bilir. İrem, 17 yaşında kalbi paramparça ama güçlü bir kız. Hayatın karşısına çıkardıklarını görmemek için çabalayacak biraz ama en sonunda aşkı tekrar bulduğunda kalbinde açan çiçekler onu yeniden sarmalayacak. Ferfecir; karanlıktan sonra doğan o aydınlık güneş. "Nefret bile etmiyorum senden. Çünkü buna bile değmezsin. Ve ne var biliyor musun? Asıl sen bana layık değilsin. Sen ve o iğrenç egon. Ben seni gömdüm Mert. Ne kalbimde ne de hayatımda bir gram yerin yok artık. Bırak sana olan sevgimi, sana insan olarak duyduğum saygı bile kalmadı artık. İyi ki o gün sana söylemişim. İyi ki gerçek yüzünü görmüşüm. Çünkü hayatımın bir saniye fazlasını bile senin için geçiremezdim. Benim için yoldan geçen bir insandan bile değersizsin artık. Git egonu başkaları tatmin etsin, benden bu kadar."
All Rights Reserved
#542
anı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines