96.Sokak

96.Sokak

  • WpView
    GELESEN 54
  • WpVote
    Stimmen 8
  • WpPart
    Teile 2
WpMetadataReadLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Mo., Apr. 26, 2021
WpInfo
Belletristik
Romantik
Henüz 3.sınıftaydım, en sevdiklerimden, kardeşlerimden ayrılırken... Şartlar gereği memeleketimi, okulumu, arkadaşlarımı, babamı, kardeş dediğim dostlarımdan ayrılmak zorunda kalmıştım. Sadece annem ve ben. Biricik Ankara'mı bırakıp annemle beraber Bolu'ya yerleşmiştik. Daha sonra annem beni getirdiğine pişman olmuştu çünkü o 7 8 yaşlarında ki çocuğu bile bu kadar depresif bir hale sokup bu halde her gün daha da kötüleşerek 8 yıl yaşamasına göz yummuştu. Yanlış anlamayın annemi çok seviyorum ama bana yaşattıklarından dolayı onu affedemiyorum. Şükürler olsun ki annem beni 8 yıl sonra anlamış ve artık Ankaraya geri dönmem de bir sakınca görmemişti. Tabiki gözüm kapalı koşa koş gidicektim canım memleketim Ankara'm o kardar özlemiştim ki... İşte benim yürekleri burkan tatlı tebessüm oluşturan hikayem de taam bura da başlıyordu. Ankaraya döndüğüm gün 96.sokağa adımımı attığım ilk dakika...
Alle Rechte vorbehalten
#29
huzun
WpChevronRight
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien