Story cover for Abis by Bozkurt_38_
Abis
  • WpView
    LETTURE 958
  • WpVote
    Voti 94
  • WpPart
    Parti 5
  • WpView
    LETTURE 958
  • WpVote
    Voti 94
  • WpPart
    Parti 5
In corso, pubblicata il gen 07, 2021
Dışarıda kopan fırtınanın habercisiymiş gibi uğuldayan camlar ile ahşap evin içini radyodan yayılan zarif Zeki MÜREN parçalarıyla dolup taşıyor, genç kadın elindeki dikdörtgen şeklindeki ağaç parçasının ortasına oyduğu ağzını açmış kurdu hatlarına kavuşturmaya devam ediyor bir yandan da radyoda çalan parçaya eşlik ediyordu.

Gecenin ilerleyen saatlerinde dışardaki kıyamet yerini büyük bir kar fırtınasına bırakmış, odanın ortasındaki harlanan soba bile etki etmez olmuştu. Genç kadın, bu soğuklara yıllardır alıştığı için umursamadı. Genç kadın saatin geç olduğunun farkında olsa da elindekini bırakamıyordu derken yaptığı iş bıçak gibi kesildi dışarıdan sesler geliyordu, sese iyice kulak verdi evet! Kapsı tırmalanıyor dışarıdan güçlü uluma sesleri geliyordu hızla oturduğu yerden kalkıp salonu terk etti ve kapının yanına gelip büyük botlarını ayağına geçirdi üzerine kalın parkasını geçirip kafasına dışarıdaki fırtınaya karşı bere geçirip onun üzerine de bir şal örttü ve derin bir nefes alarak kapısını araladı.

Kapıyı aralamasıyla geriye çekilen Çakır kafası ile arkayı işaret etti genç kadın peşine takıldı ve karların içerisine bata çıka on beş dakika boyunca yürüdüler. Geldikleri yere baktığında şoka uğradı genç kadın çünkü ileride yedi kişi vardı ve her biri birbirinden perişan görünüyor ve üzerlerindekilere bakılırsa askerlerdi. Genç kadın hızla yanlarına gidip nabızlarını kontrol etmeye başladı, donmak üzere oldukları için nabızları çok yavaşlamıştı ölmek üzerelerdi aralarında birkaç yaralıda vardı. Genç kadın hayatına böyle bir gecede dahil olan insanlarla ne yapacaktı?

kapak tasarımı: @yorumsuzlar
Tutti i diritti riservati
Iscriviti per aggiungere Abis alla tua Biblioteca e ricevere tutti gli aggiornamenti
oppure
#570bilim
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) di ayboooo
32 parti In corso
Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  di mavverra
54 parti In corso
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 10
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) cover
BİR MEZAR cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover
Kalbe Zarar cover
Halısaha |texting cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
Mafya'nın ki cover
Sen Başkasın cover
Sevdalı Ağa  cover
Ev Arkadaşının Hakimiyeti cover

Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)

32 parti In corso

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm