Flâner
  • WpView
    Reads 4,071
  • WpVote
    Votes 340
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Feb 5, 2021
⫷ Bu hikâye KÖTÜ ÖRNEK TEŞKİL EDECEK DAVRANIŞLAR ve YETİŞKİN KURGUYA DAYALI ÖĞELER içermektedir. ⫸ ❛Bana hissettirdiklerini tarif etmemi isteme lütfen. Sadece şunu biliyorum: Ne zaman seninle olsam sanki tüm dertlerim bir anlığına yeryüzünden siliniyor. Daha önce kimsenin yanında bu kadar iyi hissetmedim ben.❜ ━ Alâ bu cümleleri kime kurduğunun henüz farkında değildi. Gözleri açık ve ayakları yere basarken gördüğü güzel rüyasından sarsılarak uyandırılacaktı. İdeallerini gerçekleştirmeye sıkı bir adım atmış ve hayatının her saniyesinden keyif almayı bilen bir kadın olarak, yaşadığı trajik bir ölümle kafasının içi karmaşa ve mutsuzlukla, ruhu ise büyük bir boşlukla karşı karşıya kalacaktı. Üstelik bu ölüm kendisinindi. Alâ ölmüş ve hayata ikinci kez gelmişti. Dünyaya tekrar ayak uydurmaksa onun için milyarlarca parçalı bir puzzledan farklı değildi. Baler en az onun kadar hayatın içinde savruluyordu. Geçmişinde yaşadığı travmatik bir olay sonucunda illegal yaşamayı kendi isteğiyle seçmişti. Bunun ona yaşattığı hazla her geçen gün kendini günah çıkartan başarılı bir rahip olarak görüyordu. Üstelik bu rahip sanata saplantı boyutunda düşkündü. En günahsızının bile gerçekten karanlık arzuları olabilir miydi? Yolları "karanlık" bir sanat uğruna kesişecekken, bu olaydaki bardağın dolu tarafı yalnızca beraberinde gelen sürpriz bir aşk olabilirdi. Biz de tam olarak bunu göreceğiz. ━ Bu, uygunsuz düşünceler ve FETİŞ içeren bir hikâyedir. İçerik: İntihara meyil, boğulma fetişi. (Asphyxiophilia) Uyarıldınız!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • ISSIZ ADA (+18)
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • KURTBEY
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Aile Sırları
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines