GÜN AĞARMADAN

GÜN AĞARMADAN

  • WpView
    MGA BUMASA 173,640
  • WpVote
    Mga Boto 6,157
  • WpPart
    Mga Parte 47
WpMetadataReadMatureKumpleto Thu, Jan 5, 2023
~ Tamamlanan kurgudur ~ O yeşil gözlerime bakarken ruhuma girmiş, en derinlerime dalmışken ben, onun kara kadar keskin olan gözlerine bakıyordum. Sert bakışlarını bir an olsun ruhumdan çekmezken elini saçlarımdan çekerek eliyle elimi kavradı ve avuç içimi sert bir şekilde kalbine bastırdı. Şah damarımda dolaşan elini çekip avuç içini de benim kalbime sert bir baskıyla bastırırken dudaklarını keskin bakışlarıyla beraber yavaşça araladı. "Bu iki kalplerimiz birbirimiz için atmayana dek iki cihan bir araya gelse de bizi hiç kimse ayıramaz! Hele biz, birbirimizden ne uzak kalabilir ne de kopabiliriz Mahinur." Dediğinde içimi nedensizce sızlatan o cümleleri şifa diye hitap ettiğim dudaklarının arasından usulca döküldü. "Ne bu kalp atmaya durdu, ne de bu kalp, ruhumdan çıktı." meydan okuyan bir aşk masalını okumaya hazır mısınız? - 24.06.2021 -
All Rights Reserved
Sumali sa pinakamalaking komunidad ng pagkukuwentoMakakuha ng personalized na mga rekomendasyon ng kuwento, i-save ang iyong mga paborito sa iyong library, at magkomento at bumoto para lumago ang iyong komunidad.
Illustration

Magugustuhan mo rin ang

  • MÜJGAN
  • KALP YARASI
  • ATEŞ VE GÜNEŞ (Tutku ve Tehlike Serisi-1)
  • Bir Şansımız Olsaydı - TAMAMLANDI
  • SENDEN ÖNCE SENDEN SONRA (Tamamlandı)
  • ZEMHERİ (TAMAMLANDI)
  • Karanlıkta Açan Çiçek (#Tamamlandı)
  • ATEŞTEN DÜĞÜM(KİTAP OLDU)
  • KUTUP YILDIZI/ Tamamlandı
  • Doğu'nun Gökyüzünde
MÜJGAN

🥀💔 "Ben gidiyorum Berfan. Bir daha dönmemek üzere gidiyorum." Kelimeler ağırdı, nefesi düzensizdi. Kalbinin çarpıntısı, göğsünü sıkıştırıyor, nefes almasına bile izin vermiyordu. Boğazındaki düğümü yutkundu ve ekledi. "Tek başıma." Sonda vurguladığı tek nefeslik cümle, bir bıçak gibi Berfan'ın içine saplandı. Yüreğini burkan bir sessizlik çöktü aralarına. "Biz!" diye haykırdı Berfan, gözleri koca bir çığlığı içinde tutmaya çalışırcasına parlıyordu. O tek kelime, yıkılan gururunun enkazında can çekişirken, ayaklarının altına batıyordu sanki. Ama umursamadı, acısını hiçe saydı. "Biz diye bir şey yok. Unut olanları." Acımasızca savurdu bu cümleyi Yusuf Karahan. Sesinde soğuk bir keskinlik vardı. O soğukluk, Berfan'ın içine işledi, iliklerine kadar titremesine sebep oldu. Gözleri kararmıştı. İçindeki öfkeyle birkaç adım attı ve göğsünden sertçe itti. Yusuf'un bir anlığına sendelemesine aldırmadan, gözyaşlarıyla harmanlanan sesiyle haykırdı: "Ne demek yok! Allah'ın cezası, ne demek 'biz' diye bir şey yok?" Nefesi düzensizdi, göğsü hiddetle inip kalkıyordu. "Dün gece... Dün gece benimle birlikte oldun sen!" derken sesi çatallaşmış, titremesi öfkeyle gölgelenmişti. "Sabah gittiğinde 'geleceğim' dedin... Ne değişti, hı? Söylesene, ne değişti de yine benden vazgeçtin?" 🥀 "Göreceksin!" diye tısladı, sesi zehir gibiydi. İki parmağının tırnaklarını birbirine bastırarak devam etti. "Gün gelecek..." Her kelimesi bir intikam yeminiydi. "Seni şu kadar sevmem için bana yalvaracaksın." Baş parmağıyla işaret parmağının arasındaki incecik boşluğu gösterdi. Gözleri, karşısındaki adamı delip geçecek gibi parlıyordu. "Ama ben o gün..." dedi, sesi alaycı bir acıyla titreyerek. "Bırak sevmeyi, senin yüzüne dahi bakmamak için ölmeyi tercih edeceğim!"

Karagdagang detalye
WpActionLinkMga Alituntunin ng Nilalaman