AYKIRILAR

AYKIRILAR

  • WpView
    Reads 58
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Feb 12, 2022
"Bak" dedi üstüne basa basa karşımda ki suret, "orada yatan sensin." Adımın durduğu mezarın başında, kurumuş gözyaşlarımla öylece durdum. "Hayır" dedim, üşümekten şişmiş elimi kalbimin tam üstüne koyarak "kalbim atıyor ve ben yaşıyorum." Aklım reddediyor, tesadüf diyordu tüm bu olanlara. Tesadüf olmak zorundaydı çünkü. Eğilip boşta kalan avucumu mezardaki toprakla doldurdum. Yağan yağmur ıslatıyordu ama, can vermiyordu kurumuş toprağa. Bir elim kalbimin üzerinde dururken, avucumda ki toprağı doğrulup karşımda ki adamın suratına fırlattım. "Bak" dedim onun yaptığı gibi üstüne basarak. Asıl inandırmak istediğimse kendimdim, biliyordum. "Bak ben nefes alıyorum." Alaycı surat ifadesiyle bir kaç saniye izledi çaresiz bedenimi. Bu surat ifadesine zıt harelerinde acıma duygusu parlıyordu. Yüzünde ki yara izi hareket etti sonra, ama bu gülmekten çok uzak bir gülümsemeydi. "Artık sende biliyorsun içten içe, yirmi yaşında öldün ve o andan itibaren yaşamıyorsun."
All Rights Reserved
#447
iyilik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines